Skip to content
Menu
RECEP TEMEL
  • Ana Sayfa
  • Hakkında
  • Yazılar
  • Galeri
  • İletişim
RECEP TEMEL

19 Mayıs Gençliği ile Gençliğin 19 Mayısı

Posted on 18/05/202018/05/2020

Evet, öncelikle bizim için; bizim kurtuluşumuz için ilk adımın atıldığı gündür 19 Mayıs. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsuna çıkışıdır. Kurtuluş meşalesinin yakıldığı andır. O güne ne çok şeyler yazıp, ne çok şeyler anlatabileceğimiz andır 19 Mayıs. Kurtuluştur. Birliktir. Güvendir. Bir milletin bir araya gelmek için attığı en büyük ve en cesaretli adımdır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey Türk gençliği” sözüyle başladığı Gençliğe Seslenişini hepimiz biliriz. Samsun’a çıktığı o günler de en çok güvendiği gençlerdi. Onun gençlere verdiği önem ve güven sonrası yıllardır coşkuyla kutladığımız 19 Mayıs gençlere bayram oldu. “Ümidim gençliktedir.” Diyen Atatürk’ün bu sözleri 19 Mayısın önemini daha da artırdı. O dönem güvendiği ve yüreklendirdiği o gençler ümidini asla boşa çıkarmadı. Ülkesine vatanına karşılıksız canı pahasına sahip çıktı.

Mustafa Kemal Atatürk, bir sohbetinde bugünün ve geleceğin gençliğine şu anlamlı nasihatte bulunmuştur. “Siz genç arkadaşlar, yorulmadan beni takibe ahdetmişsiniz. İşte ben bu sözden çok duygulandım. Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmamak ne demek? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk, her insan için tabii bir halettir. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir kuvvet vardır ki, bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür. Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Ben buraya yalnız bunu size anlatmak için gelmiş bulunuyorum. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.” diyerek ülkenin geleceğinin genç nesil olduğu ve gençlerin yorulmadan hedeflere daima ilerleyen ülkesi için çalışan, üreten 19 Mayıs gençliğinin anlam ve önemini vurgulamıştır.

Peki, son zamanlarda gençliğin 19 Mayısı ne durumda. Atatürk’ün biz gençlere verdiği değeri ve önemi anlayabiliyor muyuz?  Gerek yaşantılarımız gerek rol model aldığımız kişi ya da kurumlar yeterli mi? Belki de şimdi bu yazıyı neden şimdi yazdın ne gereği vardı bu 19 Mayıs gençlik ve spor bayramında diyebilirsiniz. Ama zaten normal zamanlarda yazmış olsak kimsenin dikkatini çekmeyecek belki de görmezden gelecek. Ama ben bu yıl gençlik ve spor bayramına farklı bir açıdan bakıp yazmak istiyorum. Belki biraz eleştiril olacak ama yazdıklarıma sizde hak vereceksiniz diye düşünüyorum.

Belki toplumun kanayan bir yarası ama maalesef gerçekler var. Duygusuz, vicdanları zayıf, bozuk bir genç nesil yetişiyor. Duyarsızlık, sevgisizlik ve saygısızlığın yanı sıra sevgi vefa ve samimiyeti hiç olmayan gençlerimiz yetişmeye başladı. Çok vefasızlar. Geçmiş çok önemli değil gençler için. 19 Mayısları anlayan gençler yok artık. Gençliğin 19 Mayısı için öncelikler zamanımızda çok daha farklı çok daha başka. Son model cep telefonlarından en son çıkan arabalardan kıyafetlerden ibaret hayatları. Kıymet bilmiyor maneviyattan yoksun yaşıyorlar. Çok şeyi anlamsız buluyorlar. Anne babalarının yaptıklarını yaşadıklarını saçmalık olarak görüyorlar. Yanı başımızda savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen yüzlerce insan, yaşanılan dramlar onları ilgilendirmiyorlar. Evde, kendi odalarında internete dalmış gidiyorlar. Eve misafir gelse zorla hoş geldiniz dedirtebildiğimiz bir gençlik yetişiyor. Hayatlarındaki tek gayeleri eğlenmek ve istekleri yerine geldikçe mutlular. Eğlencelerini engelleyen her şey kötü. Ağır olacak belki ama kendilerine bile hayrı olmayan bir gençlik yetişiyor. Atatürk’ün 19 Mayıs gençliği ile gençliğin 19 Mayısı çok farklı. Çok ayrı. Bu gençlik için belki de çok şeyler söyleyebiliriz. Ama burada Atatürk’ün 19 Mayısını anlayan gençlerimizi de ayrı tutmak isterim. Onlara haklarını teslim etmek isterim. Yorulmadan ülkesi, milleti, ailesi için çalışan maneviyata önem veren sevgi ve saygı kavramlarını en derinden yaşayan gençlerimize de selam olsun.

Peki, bu gençler ülkemize başka yerlerden gelmediler, kimseler getirip bırakmadı da. Hepsi bizim çocuklarımız. Hepsi bizim gençlerimiz. Bu eleştirileri yaparken bizim hiç mi suçumuz yok dersiniz? Tabi ki belki de en büyük suç bizde. Çocuklarımızı yetiştirirken bir yerlerde eksiklikler var sanırım. Bu çocuklar bu hale gelirken bizler olayın neresindeyiz. Aslında biz sadece onları mutlu etmek için bir şeyler yaparken ileride mutsuz; mutsuz olduğu kadar da sıkıntılı gençler yetiştiriyoruz. Onlara güvenmiyoruz. Onlarla sorumluluk asla paylaşmıyoruz. Onlara kaç yaşına gelirlerse gelsinler küçük bir çocuk muamelesi yapıyoruz. Hiç aç kalmadılar ki; açlık nedir bilsinler ve aç kalan insanların halinden anlasınlar. Hiç parasız bırakmadık ki parası olmayan kişinin halin anlasınlar. Kaç yaşına gelseler bile mutfaktan bir şey getir demedik. Elini keser, düşer, yapamaz vs sebeplerden. Kendi yemeğini bile biz yedirdik hep. Onlar yiyemez diye. Bunlar hepimizin yaptığı şeyler. O kadar rahat ve sorumsuz büyüdüler ki; 19 Mayısın önemi nedir deseniz Atatürk’ün kurtuluş savaşı için Samsun’a çıktığı gün der çoğu. Ama o kadar basit bir 19 Mayıs olmadığını düşünemez. Çünkü çoğu gencimiz geçmişi ile çok ilgilenmiyor. Geleceğini de bizler düşünüyoruz kendi çapımız da. Ona bir ev alırız. Bir araba. Bir iş ayarlarız. Evlenir sonra. Benim işim biter. Artık ne yaparsa yapsın deriz. Eee. Geriye ne kaldı. Böyle genç olmaya can kurban. Hiçbir emek sorumluluk almadan yaşasın anne baba. Kısaca bizler de bu sorumsuzluğun sorumlusuyuz. Bizlerin de kendimize gelmemiz lazım. Çocuklarımıza ülke sevgisini, vatan sevgisini, insan sevgisini, doğa ile hayvan sevgisini, geçmişimizi, geçmişte yaşanılan sıkıntıları, açlığı, yokluğu, vicdanlı olmayı, maneviyatı, merhameti öğretmeli ve bunlarla ilgili sorumlulukları da paylaşmalıyız. Gençlerimize sorumluluk verip onlarla hayatı paylaşmalıyız. İnanıyorum ki gençliğin 19 Mayısı bunları yaptığımız da değişecektir. 19 Mayısı daha farklı anlayıp daha farklı kutlayacaklardır. 19 Mayıslar da gençliğin enerjisi tüm ülkeyi saracaktır. 19 Mayıslar kolay telaffuz edilecek günler değildirler. Tarihtir, ruhtur, ülkenin her toprağında kandır.

19 Mayısın gençlerin önemini anladığı, yaşadığı, gördüğü bir bayram olarak kutlanmasını temenni eder, 19 Mayısın anlam ve önemine layık bir birey olarak kendini geliştirecek ve geleceğimize sahip çıkacak olan gençliğin 19 Mayıslarının nice yıllara erişmesini dilerim. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

©2026 RECEP TEMEL | WordPress Theme by Superbthemes.com