Hz. Ali Ra. “Öyle Bir Yaşa ki Düşmanların Bile Ölümüne ağlasınlar.” Demiş. Hayat uzun gibi görünse de çok kısa aslında. Şu uzun görünen kısa hayatımızı öyle bir yaşamalıyız ki; geride bir nokta kadar da olsa eser bırakmalıyız. Yaptığımız her işten önce niyetlerimizi kontrol edip, Allah rızası için bir şeyler yapmalıyız. Hakka, hukuka uygun adaletli adımlar atmak ve uygulamak hayata dair felsefemiz olmalıdır. Adaletli yapılan işlerde hakka razı olmak daha kolaydır. Vicdanlarda yara açmaz. Kabul görür. Yapılan adaletli işlerde kimsenin kimse üzerinde hakkı olmadığını anladığı uygulamalar ortaya çıkar. Yani herkes Hakka hakikate razı olur. Aksi takdirde adaletsiz yapılan her işte herkes hakkının yendiğini düşünerek Hakka razı gelmez ve itiraz eder. Bu da insanların birbiri üzerinde hak iddia etmesine neden olur. Aslında olması gereken yapılan işlerde özellikle bir topluluğu ilgilendiren konularda Zalime YAVUZ mazluma YUNUS olmak gerekir. Adaleti tesis ederken her daim hakka hukuka uygun hareket etmek lazım. Bu dünyadan göçüp giderken geride öncelikle çocuklarımıza onurlu bir duruşu eser bırakmak lazım. Yaptığımız her işte işin hakkını verenler kısmında yer almak lazım. Nasıl ki her mevsimin kendine göre bir güzelliği varsa insanın da hakka hukuka uygun yaptığı ve yapacağı işlerin de bir güzelliği olacaktır. Hayatın geçici olduğu gibi bulunduğumuz her yer de bugün var yarın yok. Önemli olan bir gün sokağa çıktığımızda insanlara vicdanen ve huzurla selam verip selam alabilmek gerçeği ile yüzleşebilmektir. Yemek kitabı okumakla karın doymayacağı gibi hakka hukuka adalete uygun iyi bir şeyler yapmadan bir selam beklemekte gerçekçi değil. Mazlumun yanında olmak zalime karşı dik durmak hayatta geriye bırakacağımız en güzel eserdir. Çünkü Kurt Kuzuyu Yerken Tarafsız Olmak Kurdun Tarafını Tutmaktır. Mevla’m her daim iyi işler nasip etsin. Gönüllere giren insanlardan eylesin.