İnsanlar yaşamı boyunca olmayacak şeylere çok bakıyorlar. Paraları olmamasına rağmen her şeyi istiyor nefis. Sonra nefis ile irade arasında başlayan savaşın ortasında buluyor insan kendini. Nefsi insana ilk olarak bir yatırım olsun adı altında bir şeyler almaya zorluyor. Bir evim olsun diye başlayıp başka şeylerin olmasını isteyerek devam ediyor. Yıllar önceye dönüp baktığımızda biz hiç öyle bakmamışız hayata. Geri dönüp bakınca anne ve babamızın tek nefsi ve iradesinin çocuklarının rahat yaşamaları ve ihtiyaçlarını görmek olduğunu daha iyi anlıyoruz. Ay başlarında eve giren para ile birlikte hep beraber yenen yemeklerin ay sonuna doğru anne ve baba için dokunması çok manidar olsa gerek. Ay sonlarında sofrada sadece çocukların daha çok yemek yemesi ne kadar da anlamlı olsa gerek. Çok az miktarda kıyma ile yapılan ama en az üç günlük yeterli gelen yemeklerin ne kadar lezzetli olduğunu düşünmeden edemiyor insan. Aslında bunun tek bir adı vardı BEREKET. Çoğu E-İNSAN’ın unuttuğu bereket. Şimdilerde ihtirasa, kibire, bencilliğe yönelik bir hayat yaşamaya başladık. Birbirimize karşı sevgi ve saygıyı kaybettiğimiz bu zamanda işlerden çok, insanların bizi yorar olduğunu görüyoruz. Düşününce zenginliğin bir öneminin olmadığını zengin bir yaşamımız olmadığını görünce anlıyoruz. Kısaca ortalama 30 yıl öncenin manevi ahlak ve maneviyatı şimdi olsa her şeyimi verir; sıfırdan yeni bir hayata başlardım. Sağlıcakla.