Bir baba en çok kızını sever deseler ne kadar inandırıcı olur bilmem. Belki de kimse öyle olduğuna inanmaz. Aslında inanmak yerine neden öyle olduğunu sorgulamak sanki daha mantıklı. Babalar kızlarını sever çünkü kız babası olmak değişik bir duygusallık oluşturan farklı bir şeydir. Çok katı olan bir insanı bile gün gelir yumuşatıp hüngür hüngür ağlayan bir çocuk haline getirebilir. Çok da zordur aslında. İki kalbi birden taşımaktır hayat boyu. Bütün bunları düşünen baba için kızı farklı bir anlam ifade eder. Daha bir başka titrer üzerine. Kızını koruma içgüdüsüyle çoğu zaman üzülmesin kırılmasın bir damla yaş gözünden akmasın diye her şeyi karşısına alacak kadar da cesurdur. Bu kadar güçlü olan bağlarını utandıkları için göstermekten çekinmelerinin sebebi aslında güçlü baba imajının böyle olacağını düşündüğündendir. Kızlarına çoğu zaman gülümsemek isteseler de çatık kaş imajının dışına çıkmamak için tutarlar kendini. Bir de ağlamak isteyip de ağlayamadıkları anda karşılarına bir söz çıkar. Erkekler ağlamaz denilen söz yüzünden çoğu zaman saklarlar gözyaşlarını. Kız babaları içine atarlar çoğu duygularını. Sonra gecenin geç saatlerinde kızçesi uyurken yanına giderek ona hayran hayran bakıp tekrar ona hayran kalırlar daha fazla. Yapmak isteyip de bazı çatık kaş imajı nedeniyle yapamadıkları ne varsa hepsini yapıp gündüz içine akıttığı gözyaşlarını gecenin karalığında rahatça akıtıp, derinden iç çekip öper ve Allah’a emanet ederler. Kızları sabah uyandığında gece olan her şeyi hissederek kalkar belki de. Sonuç olarak bir baba işte bu yüzden en çok kızını sever. Çünkü kız demek iki can demektir. Kız demek geleceğin devamı demektir. İyi ki bu duyguları yaşatan bir kızçem var.