Canım kızım…
Bugün senin doğum günün. Ama aslında bugün, benim de hayata yeniden tutunduğum gün. Çünkü sen doğduğun anda sadece bir evlat gelmedi bu dünyaya; benim kalbime ışık, ömrüme anlam, yorgun ruhuma huzur geldin.
Ben bu hayatın içinde çok yol yürüdüm kızım… Kırıldım, yoruldum, sustum. Bazen kendimi kalabalıkların içinde bile yalnız hissettim. Ama seni ilk kez kucağıma aldığım an anladım; insan bazen bütün ömrünü tek bir “iyi ki” için yaşarmış. Benim en büyük “iyi ki”m sensin.
Sen her güzel şeyin bir tık çok fazlasısın…
Bir çocuğun gülüşünden daha sıcak, bir duadan daha temiz, bir mucizeden daha gerçeksin benim için. Gözlerine her baktığımda içimdeki bütün yorgunluk susuyor. Çünkü senin gözlerinde merhamet var, umut var, hayat var.
Bazen seni izlerken zaman dursun istiyorum. Hep o küçücük ellerinle bana sarılan halin kalsın istiyorum. Çünkü biliyorum; yıllar geçecek, sen büyüyeceksin ama ben seni hep ilk günkü gibi, kalbimin en hassas yerinde taşıyacağım.
Eğer bir gün düşersen korkma kızım… Çünkü seni kaldırmak için dua eden bir baban olacak. Eğer bir gün yorulursan bil ki sırtını yaslayacağın yer yine benim kalbim olacak. Dünyadaki herkes gitse bile ben hep senin yanında kalacağım.
Allah seni güzel insanlarla karşılaştırsın. Kalbine hiç kötülük değmesin. Gözlerinden o ışık hiç eksilmesin. Hayat bazen acımasız olabilir ama sen sakın sevgini kaybetme. Çünkü senin en güzel yanın; tertemiz kalbin.
Doğduğun gün bana dünyanın hâlâ güzel bir yer olabileceğini öğrettin. İyi ki benim kızımsın… İyi ki varsın… Ve bil ki bu hayatta en çok sevdiğim şey, senin “babam” deyişin oldu.
Doğum günün kutlu olsun canım kızım…
Seni anlatmaya ömür yetmez. Seni çok ama çok seviyorum…