Kurt kışı geçirirmiş ama yediği ayazı unutmazmış. Ama maalesef biz sanki çok çabuk unutan bir milletiz. Birkaç gün önceye kadar aylarca evlerimizde hapis kaldığımızı, sevdiklerimize hasret yaşadığımızı, en yakınlarımızın bile cenazelerine katılamadığımızı, her şey normalleşse de bir dışarı çıksak dediğimiz bu ve buna benzer çok şeyi unuttuk hemen.
Bazen bir adım geri atarsın, diğer her şeyi korumak için. Kısıtlı kaldığımızı süreler de elde ettiğimiz başarıyı korumak ve sağlıklı yaşamak için normalleşme sürecinde biz bir adım geriden gelmeliyiz. Ama görüyoruz ki; normalleşme süreci başlayalı kısa bir süre olmasına rağmen biz normale direkt başladık. Çabuk adapte olduk. Sanki virüs bitmiş her şey çok güzel. Normalleşmeyi yanlış anlıyoruz sanırım. Hayat normale dönüyor evet; sokaklar, parklar, mekânlar, iş yerleri, toplu ulaşımlar, ev ziyaretleri, ulaşımlar vs. normale dönen yaşam alanlarımız da kullandığımız araçlar. Bizler değiliz. Eski biz olamayız artık. Tedbiri elden bırakıp yaşayamayız. Dün yaşadığımız kısıtlı hayatı göz önüne getirip daha tedbirli yaşamak zorundayız. Sayılar normalleşme sürecinin içinde ne kadar normal olmadığımızı ortaya koymaya başladı. Çok kısa süre geçmesine rağmen. Derler ki; dörde bölünse insan; üç parçası bekleyiş, biri gidiştir. İnsanlar olarak hayat araçlarımız normalleşirken; biz biraz beklesek ne güzel olacak. Acele etmeden bekleyerek tedbirleri alarak normal olsak gelecek günleri normal yaşayacağımız kesindir. Geçmişte yaşadığımız o günleri unutup; artık yeni geçmişleri farklı oluşturacağımızı düşünerek geleceği yaşamalıyız. Yani yeni normalleşme yeni normal hayatlar. Dokunmadan hissetmeden mesafeli e-hayatlara adapte olmak zorundayız. Yaşantımız da aksesuar olarak yüzük, takı, toka, saat, kolye, künye vs den sonra artık maskelerimiz var. Uymak zorunda olduğumuz kurallar var. Normalleşmeyi iyi anlamaya ve yaşamaya ihtiyacımız var. Normalleşmeyi anlar ve anladığımız gibi doğru yaşarsak eğer ne kendimize ne de başkalarına acı yaşattırırız.
Bilmemiz gereken şu aslında. Savaş bitmez ama sadece biraz durulur. Her savaşın sonunda bir kahraman ortaya çıkar. Bu savaşın asıl kahramanları millet olacak belli ki. Ama normalleşmeyi normal anlayıp yaşamına uygularsa. Pandemiye karşı verilen emekleri, çabaları ve gelinen bu güzel noktayı aklımıza her an getirip unutmadan hayatımızı yaşayalım. Aylarca verilen emeklerin bir günde yok olup gitmesine müsaade etmeyelim. Hem de başkaları için değil; ilk önce kendimiz ailemiz için. Sağlımız için. Tedbirlere uyalım.
Gerçek olan şu ki hayat devam edecek ve ediyor. Ancak hayatı yaşama şeklimiz değişti. Şairin de dediği gibi; “Şu gençliği, hayatın sonuna koysalardı da, adam akıllı yaşasaydık…”. gencinden ihtiyarına son aylarda çok büyük tecrübeler yaşadık. Birden kaç yaş büyüdük. Bir küçük virüs parçası neler öğretti ve neler yaşattı bize. Biz de artık kazandığımız tecrübelerimizi yeni normal hayatımız da uygulayarak yaşayacağız. Adam akıllı yaşamak için evlerimiz de kaldığımız o günleri düşünerek; geçmişi en azından geçmiş üç ayı unutmayarak normalleşelim. Normal olmak için önce her şeyin normal olmasını bekleyelim.
Sağlıcakla kalın.